Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılıp Elektronik Demokrasi Partisi'ni(eParti) kuran Ankara Milletvekili Emrehan Halıcı ile elektronik ortamda bir röportaj gerçekleştirdik. Sayın Emrehan Halıcı ile partiyi neden kurduğu, parti yönetiminin nasıl gerçekleşeceği, projeleri, teknoloji ve siyaset üzerine önemli bir röportaj gerçekleştirdik.

1. Sayın Emrehan Halıcı öncelikle kurduğunuz Elektronik Demokrasi Partisi (e-Parti) hayırlı olsun diyoruz. Kısaca e-Parti'yi kurma amacınızdan söz eder misiniz? Sizi bu konuda motive eden sebep nedir?

Cevap: Teşekkür ederim, ben de e-Parti’nin tüm demokrasimiz için, ülkemiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum. Sorunuza gelirsek… En genel anlamda amacımız, idealimiz, yurttaşların karar alma süreçlerine doğrudan katılım sağladığı, daha yüksek nitelikte, daha eşitlikçi, daha özgür bir demokrasi. Bunu kısa vadede partimiz içinde, orta ve uzun vadedeyse tüm ülkede mümkün kılabileceğimizi biliyoruz. Teknolojinin sunduğu olanaklar bize bunu söylüyor. Bütün bu olanaklar, internet, mobil uygulamalar, ağlar hayatımızın hemen her alanında köklü değişiklikler yarattı. Eğitim, sağlık, ticaret, bankacılık, eğlence, vb. Bütün bu alanlarda teknolojinin sunduğu olanaklardan yararlanıyoruz. Ancak siyaset bu olanakların hepsine sırtını dönmüş vaziyette. Bizse ilerlemeyi geriden, uzaktan takip eden bir siyasetin, aslında halkı, toplumu da geriden, uzaktan takip ettiğini düşünüyoruz ve oluşan mesafeyi demokrasinin yararına olacak şekilde kapatmak istiyoruz. Bilgi teknolojileri yurttaşların karar alma, uygulama süreçlerine ve yönetime doğrudan dâhil olmasını sağlayacak çok sayıda seçenek sağlıyor ve bu seçenekler önümüzdeki yıllarda çok daha artacak. e-Parti olarak teknolojiden en doğru, en etkin şekilde yararlanmayı, bu yolla temsilden ziyade doğrudan katılım esasıyla yeni bir demokratik model oluşturmayı amaçlıyoruz. Önce siyasi partiler içinde oluşan demokrasi boşluğunu ortadan kaldıracak yeni bir yönetim modeliyle partimizde, sonra da tüm Türkiye’de.

2. 14 Ekim 2014 tarihli sunuş yazınızda Türkiye'deki parti içi demokrasinin zorluğundan söz ettiniz. e-Parti bu konuyla ilgili ne gibi demokratik yenilikler sunuyor?

Cevap: Siyasi partiler içinde oluşan demokrasi boşluğundan ilk soruda da bahsettim. Bildiğiniz gibi, partiler parlamenter demokrasilerin başlıca aracı. Ancak bu partilerin kendi işleyişlerine, yönetim süreçlerine baktığımızda demokrasinin temel ilkelerinden son derece uzak, katı yapılar görüyoruz. Yurttaşların parti içi süreçlere katılımı yok denecek kadar az. Seçimler dışında partiler ile yurttaşlar arasında tanımlı, süreklilik arz eden bir bilgi / fikir alışverişinden, bir geribildirim mekanizmasından söz edemiyoruz. Mevcut delegelik sistemi de, parti liderleri - yöneticiler - parti üyeleri arasında karşılıklı belirleme zemininde, dışarıya kapalı bir döngü oluşturmuş durumda. Biz e-Parti olarak partilerin yurttaşlara karşı bütün bu uzak, bu kapalı tavrını kökten bir değişime uğratma hedefi taşıyoruz. Demokrasiyi demokratikleştirme idealimiz doğrultusunda kendi karar alma, uygulama, seçme, seçilme, yönetim ve denetim süreçlerimizde açıklığı, doğrudan katılımı, eşitliği ve sürekli bilgi alışverişini esas alıyoruz. “Elektronik Meclis” ve “Elektronik Komisyon” gibi yapılar tesis ediyoruz. Bütün kararlarımız, siyasal alandaki bütün tercihlerimiz, söz konusu elektronik platformlarda yapılacak tartışmalar, oylamalar, oluşacak yönelimler veri alınarak ortaya konacak. Siyasi partilere ilişkin mevzuat hâlihazırda hedeflerimizin önünde kimi engeller oluşturuyor. Teknolojinin yönetim süreçlerinde doğrudan bir araç olarak kabul edilmesi için ek düzenlemelere, esnekliklere ihtiyaç var. e-Parti olarak hem kendi süreçlerimizi hem de diğer siyasi partilerin işleyişini daha demokratik, daha açık, daha katılımcı hâle getirecek hukuki düzenlemelerin takipçisi olacağız; bu bizim temel önceliklerimizden biri. Bunun yanında parti işleyişimizi binalara, otobüslere, bez bayraklara, kâğıtlara, dolaplara, kısaca hiçbir fiziksel ortama sıkıştırmayacağız. Burada da teknolojiden, bilişim teknolojilerinden yararlanacağız. Üyelerinin genel merkeze, parti binalarına gittiği değil, partilerini cep telefonlarında, bilgisayarlarında taşıdığı bir parti olacağız. Parti üyelerinin ve gönüllülerinin partilerini yanında taşıyarak sokak sokak, ev ev yurttaşlarımızla buluştuğu, kaynaştığı bir parti olacağız. Fiziksel olanaksızlıkların sebep olduğu katılıma yönelik bütün niceliksel kısıtları bu şekilde aşabileceğimize inanıyoruz.  

3. Parti genel başkan ve üst yönetimi nasıl seçilecek? Milletvekili adayları partinizde nasıl belirlenecek?

Cevap: Belirttiğim gibi, bu konuda şu an için ilgili yasalarda sınırlamalar var. Bizim tüzüğümüzde buna aykırı hükümlerin yer alması söz konusu değil. Ancak mevcut yasalara bağlı kalarak parti içi işleyişte, karar mekanizmalarında ve seçimlerde doğrudan katılımı sağlayacak çözümlerimiz var. e-Meclis, e-Komisyon gibi yapılar ihtiyari kurullar olarak görülse de biz onlara parti içi karar alma süreçlerinin temel ve kurucu organları gözüyle bakıyoruz. Bu organlar sadece parti yönetiminin değil, aynı zamanda milletvekili ve yerel yönetim adaylarının belirlenmesinde de istişari olmanın çok ötesinde sorumluluk taşıyacak, belirleyici özelliğe sahip olacak. Gerek yönetim kademelerinde gerekse mecliste yer alacak temsilciler, bu organların içinden, bu organların iradesi doğrultusunda seçilecek. Şu an siyasi partiler, adaylarını belirlerken ön seçim dışında sıkça “Blok Liste”, “Anahtar Liste” gibi yöntemler kullanmaktadırlar.  Bu listelerin genel başkanlar ya da az sayıda genel merkez yöneticisi tarafından hazırlanıyor olması, üyelerin söz hakkının olmaması demokrasiyle bağdaşmayan bir tablo ortaya çıkarmaktadır. e-Parti bu listeleri tüm üyelerin oy kullanacakları elektronik seçimlerle oluşturacaktır. Seçim güvenilirliğinin en üst düzeyde sağlanabilmesi için de tüm seçimler elektronik ortamda açık ve şeffaf bir biçimde gerçekleşecektir.
Benim ve diğer kurucu üyelerin öncelikli görevi de, buna uygun idari, teknik ve teknolojik altyapıyı kurmak ve hayata geçirmek. Mümkün olan en kısa sürede, kendi kendini yönetebilen bir parti yapısını oluşturabilmeyi umut ediyoruz. 
Aslında en demokratik yol olarak gözüken ön seçimler, delege yapıları nedeniyle istenilen sonucu vermemekte ve siyasi partiler tarafından yeterince kullanılmamaktadır. Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Yasası’nda yapılacak değişikliklerle üye-delege yapılarındaki aksaklıkların giderilmesi, tüm üyelerin katılımıyla ve bulundukları yerden elektronik olarak oy kullanabilecekleri ön seçimlerin zorunlu hale getirilmesi bu konunun kesin çözümüdür. e-Parti olarak bunu sağlamak için de çabalarımız devam edecektir.

4. 2015 seçimlerine başka bir partiyle ittifak ya da bağımsız aday gösterme yoluyla katılacak mısınız?

Cevap: Biz acil bir seçim telaşıyla değil, ideal bir parti oluşturma hedefiyle yola çıktık. Ancak 2015 seçimleri ülkemiz için çok önemli bir seçimdir. İşbirliği konusunda öneriler gelmektedir. Bunları tüm üyelerimizle birlikte değerlendirerek tavrımızı belirleyeceğiz.

5. Partinizin ekonomi politikasından bahseder misiniz?

Cevap:

 Ekonomi politikamızın merkezinde, “üreten Türkiye” anlayışı var. Şu an sıcak para akışına ve rant temelli sermaye artışına dayalı büyüme modelinin sınırlarına varmış durumdayız, önümüz hiç de aydınlık görünmüyor. Biz çözümü üretim güçlerimizin bilgi ve teknoloji temelli olarak gelişiminde, kapasitelerinin bu yönde artırılmasında buluyoruz. Bu bağlamda bilginin, teknolojinin, aklın sanayiye, tarıma, hizmetlere ve diğer bütün iktisadi süreçlere dâhil edilmesi bizim politikalarımızın genel çerçevesini oluşturmakta. Üretim süreçlerinin bilimsel araçlarla, yüksek katma değerli, ileri teknolojili ve özgün ürünler üretecek şekilde dönüşümünü hedefliyoruz.  Bunun için beşeri kaynakların özgür düşünce, üretkenlik ve yaratıcılık zemininde gelişimi, sosyal alanda olduğu gibi, iktisadi alanda da temel önceliklerimizden biri. Yine bu doğrultuda, finansal destek ve teşvik mekanizmalarının, kamu yatırımlarının, vergi politikalarının, regülasyonların ve kamunun elindeki diğer bütün iktisadi enstrümanların üretim ve istihdam temelli olarak yeniden yapılandırılması gerektiğine inanıyoruz. Bilgi ve teknolojiyi doğru biçimde kullanmak kesinlikle çok önemli, ama bu şekilde sağlayacağımız kazanımlar da sınırlı olacaktır. Biz Türkiye’nin, evrensel bilgi ve teknoloji havuzunun büyümesinde de önemli aktörlerden biri olabileceğine inanıyoruz. Bilgiyi yaratıcılık, tasarım ve girişimcilikle birleştirmek, Ar-Ge faaliyetlerine ayrılan kaynağı, bu faaliyetlerin niceliğini ve niteliğini yükseltmek, bu yüzden bizim için büyük önem taşıyor. 
Millî gelir artışları, elbette bir ekonominin genel performansı için önemli bir gösterge; ancak bizim tek ölçütümüz millî gelir artışları değil. Gelir dağılımını daha adil hâle getirmek, işgücüne katılım oranlarını yükseltmek, ödemeler dengesini sağlamak, bütün iktisadi süreçlerde fırsat eşitliğini mümkün kılmak, bizim için aynı ölçüde önemli göstergeler. Bunun yanında çalışma hayatını daha insani hâle getirmek, iş cinayetlerinin, çocuk işçiliğinin önüne geçmek, her zaman, her zeminde öncelikli hedeflerimizden biri olacak. 

6. Partinizin “barış süreci” konusundaki görüşü nedir?

Cevap: Partimizin temel ilkelerinde dil, din, mezhep, ırk, renk, etnik köken, cinsiyet, varlık farkı olmaksızın tüm yurttaşların ülkenin sahibi olduğuna inandığımızı,  farklılıklardan kaynaklanan siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel sorunların toplumsal uzlaşılarla çözümü için çaba göstereceğimizi belirtiyoruz. Barış süreci başarıyla sonuçlanmalıdır. Ancak bu süreç Parlamento zemininde şeffaf bir biçimde (siyasi çıkar hesapları ve gizli pazarlıklara alet edilmeden) ele alınmalıdır.

7. “Her vatandaş denetmendir” anlayışı ile yurttaşların teknoloji destekli çözümler sunabileceğini vaat ediyorsunuz. Bu çözümleri kısaca belirtir misiniz? Parti tüzüğünde teknolojinin sağladığı tüm potansiyel olanaklardan yararlanacağınız belirtiliyor. Teknolojiden siyasetin en önemli sorunları olan şeffaflık ve erişilebilirlik alanlarında nasıl yararlanacağınızdan söz eder misiniz?
 

Cevap: Nasıl ki bütün yönetsel süreçlerimizin teknoloji yoluyla doğrudan katılıma açık olmasını hedefliyorsak bu süreçlerde alınan kararların, belirlenen önceliklerin ve gerçekleşen uygulamaların da tüm yurttaşlar tarafından izlenmesini ve değerlendirilmesini hedefliyoruz. Parti başkanının ya da başkanlarının ziyaretleri, konuşmaları, açıklamalarıyla sınırlı bir parti internet sayfamız olmayacak. Parti internet sayfamız ve bu sayfayla entegre bir biçimde oluşturulacak olan e-Meclis’te komisyonlar, veritabanları, anketler, tartışma, içerik oluşturma ve ortak karar almaya yönelik diğer platformlar, tüm parti üyelerinin kullanımına açık olacak ve tüm yurttaşlar tarafından izlenebilecek. 
e-Parti’ye üye olan her yurttaş e-Meclis’in de üyesi olacak. e-Meclis, il ve ilçe e-Komisyonlarından ve uzmanlık alanlarındaki e-Komisyonlardan oluşuyor. 80’in üzerinde uzmanlık komisyonlarımız var. Tüm komisyonlar 24 kişilik. Komisyonlara her üye aday olabilecek, il ve ilçe komisyonları için o bölgede oturan üyeler, uzmanlık komisyonları için tüm üyeler oy kullanabilecek.  Önce de belirttiğim gibi tüm seçimler  elektronik olarak ve açık oy biçiminde yapılacak.
Farklı erişim olanaklarını mümkün kılacak şekilde, sanal ortamda ve özellikle mobil işletim sistemlerinde en etkin arayüzlerin oluşturulması için yoğun bir biçimde çalışıyoruz. Dikkat etmişsinizdir; parti programımızın dahi başlangıç satırlarında, yurttaşlarımıza çağrıda bulunduk: Bu program durağan bir metin olmayacak, sizin görüş ve değerlendirmelerinizle sürekli olarak gelişecek, genişleyecek, dedik. Söylenen yazılan hiçbir cümlenin, hiçbir kararın, hiçbir uygulamanın kapalı kapılar ardında kalmasını kabul etmiyoruz. 

8. Gelecekte teknolojinin siyaset üzerindeki etkisi hakkında görüşlerinizi paylaşır mısınız?

Cevap: İnsanlık tarihine baktığımızda ekonomik, toplumsal, kültürel, bilimsel, siyasal alanlarda yaşanan gelişme ve ilerlemelerin bütünselliğini görüyoruz. Bu alanların kendilerine özgü dinamikleri olmakla birlikte sınırları da son derece geçirgen; herhangi bir alanda meydana gelen değişim ve dönüşümler, diğer alanlara hızla sirayet ediyor. Modern devletler sisteminin, modern demokrasilerin oluşumunu rönesanstan, aydınlanmadan, sanayide 18., 19. yüzyılda yaşanan devrimlerden bağımsız göremeyiz. 
Şu an tüm dünya, bir yandan geleneksel sanayi toplumlarından küreselleşmiş bilgi toplumlarına geçişin kültürel sancılarını yaşarken bir yandan da bu geçişin sunduğu yeni iletişim ve hareket olanaklarıyla tanışıyor. Bu anlamda temsile dayalı parlamenter demokrasiler de çok daha sorgulanmaya açık hâle geldi. Radikal demokrasi, tam katılım gibi arayışlar bu sorgulamaların doğal bir ürünü. Temsil mekanizmasının ortaya çıkış nedenlerine, kökenine indiğimizde fiziksel olanaksızlıkların belirleyici ve meşrulaştırıcı etkisini görüyoruz. Ancak söz konusu fiziksel olanaksızlıkların hükmü günden güne azalıyor. İletişim, haberleşme, ulaşım teknolojilerindeki gelişmeler her gün yeni bir olanaksızı olanaklı hâle getiriyor. Toplumların bu gelişmeye kayıtsız kalması mümkün değil ve siyaset alanı bu doğrultuda kendini geliştirmek, güncellemek durumunda. Türkiye 2013 yazında, bunun en açık örneğini gösterdi. Yaşam alanları ve yaşam biçimleri üzerinde doğrudan etkisi olan kararların alınış biçimine ve içeriğine kitlesel olarak son derece büyük bir tepki ortaya kondu. Bu tepkinin demokrasiyle bağlantısını doğru okumamız gerek. Tepki, daha fazla demokrasi talebinin bir ürünüydü ve bütün engellemelere karşın, teknolojiyi de etkin bir biçimde kullanan bir yapıdaydı.  Kısacası geleneksel sanayi toplumlarının ürünü olan parlamenter demokrasilerin, katılaşmış iktidar organlarının, kapalı ve toplumdan uzak siyasal partilerin, gelecekte, bilgi toplumlarının ihtiyaçlarına ve taleplerine cevap veremeyeceklerine inanıyorum. Siyaset ve demokrasi dönüşmek, daha da demokratikleşmek zorunda.  

9. Son olarak seçmenlerinize bir mesajınız var mı?

Cevap: Biz yurttaşlar arasında hiçbir duvar olmayan bir parti olma hedefiyle yola çıktık ve bütün çalışmalarımızı bu hedef doğrultusunda gerçekleştiriyoruz. Dolayısıyla tüm yurttaşlarımızdan beklentimiz fikirleriyle, önerileriyle bizleri yönlendirmeleri, eleştirmeleri, geliştirmeleri. Biz toplumun bütün katmanlarının bilgisinden, deneyiminden, becerisinden yararlanmayı, bu birikimi yaygınlaştırmayı bir zorunluluk olarak görüyoruz ve bütün işleyişimizi de bu zeminde inşa edebilmek için çabalıyoruz. Partimizi internet sayfasından, sosyal medyadaki hesaplardan izlesinler, değerlendirsinler, katkılarını aktarsınlar. Biz e-Parti olarak dil, din, mezhep, ırk, renk, etnik köken, cinsiyet, varlık ayrımı gözetmeksizin bütün insanların siyasal katılım hakkını esas kabul ediyoruz ve bu katılım hakkını daha güçlü bir şekilde sağlamak varlık nedenimizi oluşturuyor. Yurttaşlarımız da bu haklarına sahip çıksınlar ve e-Parti dışında da, sempati duydukları, üyesi oldukları, destek verdikleri diğer siyasi partilerin demokratikleşmesi için çaba sarf etsinler isterim. 

Kısaca Emrehan Halıcı:

Mehmet Emrehan Halıcı, 26 Nisan 1956'da Konya'da doğdu. Babasının adı Feyzi, annesinin adı Mümüne Neriman'dır.

Elektrik ve Elektronik Mühendisi; Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümünü bitirdi. Yüksek lisansını ODTÜ'nün aynı bölümünde tamamladı.
ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümünde asistanlık yaptı. Halıcı şirketler grubunu kurdu. Halıcı Bilgi İşlem ve Halıcı Yazılım AŞ'nin Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüttü. Türkiye'nin ilk teknoparkı olan ODTÜ Teknopark ODTÜ-Halıcı Yazılımevi'nin kuruculuğunu yaptı. Yazılım Sanayicileri Derneği Başkanlığı, Türkiye Bilişim Vakfı Başkan Yardımcılığı, Türkiye Satranç Federasyonu Başkanlığı, Dünya Satranç Federasyonu Asbaşkanlığı ile Türkiye Zekâ Vakfı Kuruculuğu ve Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerinde bulundu. Yurt içi ve dışında yayımlanmış çok sayıda makale ve problemleri ile 7 kitabı bulunmaktadır.
21. Dönemde Konya, 23. Dönemde Ankara Milletvekili seçildi. 24. Dönemde NATO Parlamenter Asamblesi (NATOPA) Türk Grubu Üyesi oldu.
İngilizce bilen Halıcı, 2 çocuk babasıdır.

© www.secimharitasi.com özel röportajıdır. Kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.