Ak Parti Ağrı Milletvekili Aday Adayı Ressam Cemal Karageyik ile kendisi ve Ağrı'nın sorunları hakkında bir kaç soru sorduk...

1. Cemal Bey, Ağrı’da çiftçi bir ailenin 19 çocuğundan birisiniz. Oldukça zor şartlarda büyüdüğünüzü biliyoruz. Kendinizden biraz söz eder misiniz? 

Cevap: Evet, teşekkür ederim. Ağrı Patnos ilçesinde, Taşkın köyüne bağlı, iletişim ve ulaşımın çok kısıtlı olduğu bir dönemde, çok zor şartlar altında yaşamaya tutunan ve okulun olmadığı harabeketi mezrasında, çiftçi bir ailenin içerisinde yaşayarak büyüdüm. Doğal olarak, ben de ailemin uğraştığı çiftçilik işlerinde çalışarak aileme destek oluyordum. 90'lı yıllarda inşaatçılık yapmaya başladım. Aynı zamanda sanatımı da icra ederken okuma ve araştırma azmim hiç eksik olmadan okur ve araştırırdım. Kitap okumayı sever kendimi özellikle geliştirmeye önem vermişimdir.  Ve aynı azim ile okuma ve araştırmalarıma devam etmekteyim. 10 yıl çeşitli sektörde esnaflık yaptım. Kişisel sergiler açarak, karma sergilere katıldım. Şimdi ise: tüm zamanımı siyasete ve sanatıma ayırdım.

2. Resim sanatına olan ilginiz nasıl başladı?

Cevap:Resim sanatına olan ilgim çok küçük yaşlarda, ama sanatçılık ruhu taşımanın özellikleri olan, doğaya, insanlara, ve hayvanlara olan sevgi ilgi ve muhabbet belirtileri ile başladı. O zaman, resim sanatının bir sanat olduğundan habersizken, doğaya ve içinde yaşayan her canlıya olan derin sevgi ve muhabbetimi, köyün dışına çıkarak yalnız başıma doğayı seyreder ve seyrederken de derin derin düşünür ve haz alarak giderirdim. Bu anlamda yaratıcının yaratma sanını incelerken, evrende hiçbir boşluk olmadığını ve sistemlerde, bir nizam, düzen ve ahenk ile bir birlerini tamamlayan ve çok ince hesaplara dayanan olağan üstü bir plan dahilinde işlendiğini algılayınca, Cenabı Hak'kın, her bir zerreyi kusursuz bir sanat ile nakşettiğini anladım. Bunu her yaşadığımda manevi bir haz alır ve mana-yı  harf’in derinliklerindeki iman lezzetini alır ve Allah ile olan samimiyetimin sevincini yaşardım. bu bana yapmam gereken vazgeçilmez bir rabıta olmuştu artık. Allah’ın sanat’a verdiği önemin, insanlar için ne kadar yararlı ve önemli olduğunu kavradım. Çünkü insanlar arasındaki sevgiyi, muhabbeti merhameti ve bağlılığı arttırdığını anladım. Çünkü sanat, insanları çok ince düşüncelere sevk eder ve olgunlaşmasını sağlıyordu. Artık bu yoğun sevgi, içimde hayranlıkla seyrettiğim güzelim doğayı çizme arzusu ve ilhamı doğuyordu… Bulunduğum şartların imkansızlıklarına rağmen, ilkel yöntemlerle bir şekilde başladık. Aşama aşama ilerleyerek, daha sonra gereken eğitimden geçerek bugünkü konuma gelmiş bulunmaktayız elhamdülillah. Bu anlamda yazma aşamasında olan ‘’asrın sorunları ve çözümleri.’’ Adını taşıyan bir kitap yazmaktayım. Kitap henüz yazma aşamasındadır.

3. Resim sanatında kendinize has teknik ve deneyleriniz var. Biraz bu çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Cevap: Evet, resim sanatım da bana has ve patent almayı düşündüğüm 3 ayrı özel çalışma tekniğim mevcuttur. Bu tekniklerin isimleri açıklayabiliriz, fakat teknik olarak bilgi veremiyoruz maalesef.  Çünkü patentleri alınmayana kadar bunları açıklamam doğru olmaz. ‘’Göreceli’’  adlı  teknik. ‘’Ahenk ve Bütünlük’’adlı teknik. Ve ‘’Daraltma’’ isimli teknik olmak özere, 3 ayrı özel çalışma tekniğimiz bulunmaktadır.Cemal Karageyik

4. Gelelim memleketiniz Ağrı’ya. Bir sanatçı gözüyle baktığınızda sizce Ağrı’nın en önemli sorunu nedir?

Cevap: Hiç kuşkusuz, Ağrı ilimizin en büyük sorunu, EĞİTİM ve İŞSİZLİK sorunudur.! Bu nedenledir ki, bu iki büyük sorunun acilen giderilmesi gereken sorunların başında gelmektedir.! Her 10 aileden 9'unun çocukları gurbetçi... Yani bu insanlar, ekmek paralarını kazanmak için "gurbetçi" lakabını almış ve her yıl inşaat sektöründe çalışmak özere ülkemizin çeşitli illerine giderek çalışma mecburiyetinde kalıyorlar.! Eğitim sorunu ise tam bu noktada başlıyor.! Çünkü burada ailelerin geçim kaynağı inşaatçılık olmuştur.! Bu nedenle okuyan çocukların belli bir olgunluğa kavuşur kavuşmaz, okulu bırakmak zorunda kalarak çalışmaya, yani ‘’gurbetçi’’ olmak zorunda kalıyorlar. Oysa ilimiz Ağrı, tarım,  hayvancılık ve turizm’e elverişli çok müthiş zenginliklere  ve imkanlara sahiptir.! Ama maalesef bunlar ilgisiz kaldığı için sorunlarımız da bitmiyor.

5. Bu sorunun çözümü ile ilgili öneriniz, projeleriniz var mı?

Cevap: İnanın mevcut yetkililerimiz , pırıl pırıl gençlerimizin  geleceğe dair çok büyük hedefleri olduğunu fakat bunların önünü açacak hiçbir faaliyete bunmamaları ve eğitimsizliği doğuran işsizlik problemlerimiz üzerine gidilerek en ufak bir girişimde bulunsalardı, hem ilimiz bugünkü konumda olmazdı hem de, bu sorunlar, tamamen olmazsa da en az’a indirilmiş olacaktı. İşte biz bunun için buradayız. Evet inşa’ALLAH bu sorunların ortadan kaldırılması için dev projeler hazırladık.! Hükümetimizin bu konudaki hassasiyetimizin önemini anlayarak, gereken desteğini sağlayacağını inanıyorum. Bakalım devlet mı yapmıyor, yoksa bizleri temsil edenler mı.? Göreceğiz inşa’ALLAH.

6. Ağrı maalesef okuryazarlık oranlarında istenilen seviyelerde değil. Sizin bu konudaki düşünceleriniz ve önerileriniz nelerdir?

Cevap:Doğu Anadolu'nun bir çok illeri ile aynı kaderi paylaşan ilimiz Ağrı halkı da, ağırlıklı olarak iki geçim kaynağı ile ayakta durabiliyor: çiftçilik ve inşaatçılık.  Hayvancılıkta buna dahildir. Bu aileler çoğu çocuklarını en fazla 8 yıllık okutabiliyorlar.! Bazı ailelerin çocukları ise, liseyi bitirmeden bırakmak zorunda kalıyorlar.! Yani eğitimli olmak, yada olmamak maddi durum ile endekslidir.! Demek ki, eğitimsizlik, işsizlikten doğuyor.! Bu hassasiyetin bilincini taşıyan biri olarak çok önemli projeler hazırladık.

7. Çözüm süreci ile ilgili düşünceleriniz nelerdir? Çözüm süreci sonrası Ağrı ve çevresindeki gözlemleriniz nelerdir?

Cevap

: Çözüm süreci ülkemiz adına, hem kendi içindeki birlik beraberlik ve kalkınmaya yönelik, hem de, dünyada bulunduğu konum itibariyle de çok önem taşımaktadır.! Bu konuyu tam olarak anlayabilmemiz için, bunu küçülterek örnek verebiliriz: bir aile düşünün, içinde doğru kararlar verebilecek bir birliğe sahip, istişare edecek güvenilir fertlere sahip olmaması. Ve her biri ayrı birer menfaat penceresinde bakıyorsa, burada doğru kararların çıkması, bir hayli zaman alacak, ve farklı metotlar gerekecektir.! İşte çözüm süreci ülkemizde  şuanda böyle bir durumla karşı karşıyadır. Çünkü eskiden olduğu gibi, şuanda da bazı sözde siyasi partilerin bünyesinde yuvalanan, karanlık siyasetin karar mekanizması oluşturan aktörlerin olduğunu, ve bu aktörlerin stratejik olarak:  zaman zemin, ve  gündemin önemine göre, gündem belirlemek amacıyla eylem gerçekleştirmektedirler. Ve bu eylemler, nerede, ne zaman ve ne şekilde ortaya çıkacağını belirsizken… Ama patlamaya hazır pimi çekilmiş tehlikeli birer bomba gibidir.! Bu eylemler, Şiddet, vahşet, yakıp yıkma, ve en önemlisi ise can alma gibi, maddi ve manevi kayıp olarak karşımıza çıkmaktadır.! Bu konuda özellikle halkımızı sağ duyu ya çağırarak, artık taş atma ve ağaçları bahane ederek yakıp yıkma devri olmadığını, ve en büyük silah olan kalem ile hükmetmenin zamanı olduğunu hatırlatıyorum. Benim çözüm süreci ile ilgili olarak, ülkemiz de ilk olma özelliğine sahip, ve bu sürece çok büyük katkılar sunacak müthiş projelerim vardır.

Cemal Karageyik

8. Siyasete girme konusunda sizi motive eden neydi?

Cevap: Ağrı ilimiz tarihi zenginlikleri ile, doğasıyla, suyu ile, havası ve ovasıyla inanılmaz güzellikte  nadir illerimizden, ve çok kıymet vermemiz gereken bir ilimizdir. Ama maalesef, hak ettiği yere gelememenin nedeni, gereken yatırım ve tanıtım çalışmaları yapılmamasındandır.! Bu noktada, duyarlı, halkını seven, ve Ağrı ilimizin sayılı illerimizden bir İl  olmasını çok arzu eden biri olduğum için, bu hizmeti yapabileceğime inanma azmim bana enerji veriyor. Şöyle düşünebiliriz: boş bir tuval ve yanında da boya fırça ve resim malzemeleriniz vardır, karşınızda da harika bir doğa manzarası, arkadaşlarınız tablolarını şahane yapmışlardır fakat, Tuvalınız hala birkaç  fırça darbesi ile duruyor, siz bunu yapmadan durabilir mi siniz.?  Sözde yapılan bazı çalışmalar,  inanın, duyarlı bir kaç değerli muhtarlarımız bir araya gelerek, ve hükümetimize müracaatları halinde, yapmak istedikleri , üniversite, yol ve su sorunlarımızı devlet kanalıyla rahatlıkla yaptırabileceklerdi.! Beni motive eden, halkımıza olan hizmet yapma aşkımdır. Yoksa benim dünyaya bir daha gelme şansım olsaydı, gene Ressam olmayı tercih ederdim.! Mesleğime aşığım.! Bunu hiç unutmamalıyız ki: görmek ile bakmak arasında, ‘’var’’ ve ‘’yok’’ kadar bir fark vardır.! Bu konuda bir şiirim var benim:  ‘’dertli yakın da olsa, bakan kör, uzaktan gören çare bilir ve dermanı verendir. Biz yaratıcının yaratma sanatını gören, ilham ile lütuflendirilen kişiyiz, biz, bakan değil göreniz.’’

9. Ağrı tarih boyunca bir çok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. Bu yönüyle tarihi öneme sahip bir şehirdir. Sizce Ağrı bu turizm potansiyelini yeterince kullanabiliyor mu?

Cevap: Ağrı ilimiz coğrafik olarak önemli bir konuma sahip olduğu kadar, tarihi yapılarıyla da zengin ve dünyada da tanınan önemli bir ilimizdir. Ağrı dağı, ishak paşa sarayı, Diyadin kaplıcaları, Doğubayazıt kalesi, meteor çukuru, buz mağarası, Ahmed’é hané  türbesi, Tutak ırmakları,  Hz. Nuh gemisinin kalıntısı gibi bir çok önemli tarihi zenginliklere sahip olan bir ilimizdir. Ne yazık ki İlimiz Ağrı’ya, gereken ilgi gösterilmemiştir.! Bu nedenledir ki turist potansiyelimiz son derece düşük kalmıştır.! İnaş’ Allah, Ağrı ilimiz artık turizme kapısını ardına kadar açacak, dünyanın ilgisini çekecek ve maliyeti bir hayli yüksek projeler hazırladık.

10. Son olarak Ağrılı hemşerilerinize neler söylemek istersiniz?

Cevap: Ağrılı hemşerilerime seslenerek diyorum ki: Ben projelerimle, parlak fikirlerimle, dürüstlüğümle ve cesaretimle keşfedilmemiş bir cevherim.! Fakat keşfedilmesi ise, bu yolda bizleri yalnız bırakmayacak ve her an desteklerini esirgemeyecek değerli ve duyarlı hemşerilerime nasip olacağını inaniyorum.! Siyasete kalkışmamın nedeni: Ağrı bir köy gibidir.! İşsizlik hat safhada.! Eğitimsizlik hakeza.! Tüm bunları göz önünde bulundurarak, birinin buna el atması gerektiğini düşündük. Ve bunların üstesinden gelebilecek, beceri, bilgi ve cesaret donanımında olduğumu inandığım için, bu işe kalkıştım.! Çünkü siyaseti alanı, kendi menfaatini halkın menfaatinden üstün tutarak, gene halkın parası ile, yapılan ihale ve işlerden, kazanç sağlanacak alan değildir! Tüm sorunlarımızı tespit etmiş, ve buna göre de projeler hazırladık. En önemlisi ise halkın içinde gelen, yani sizlerden biri olmamdır.! Torpil zulmü olmayacağı, işi işin ehline emanet edecek ve her an hemşerilerinin arasında olacak, ve her türlü sorunlarımızı, gençlerimizle, büyüklerimizle beraber oturup düşünerek ve konuşarak çözmeye çalışacağımız bir dönem olsun istiyorum.! Yeter ki faydalı ve faydasız şeyleri birbirinden ayırt edebilecek olgunlukta ve düşüncede olalım. Yani küçük değil büyük düşünelim.!  Çok genç bir nüfusa sahibiz elhamdülillah. Bu nedenle de bizlere zemin ve gelecek lazımdır. Ve buna göre de düşünmemiz ve fikir öretmemiz gerekmektedir.! Şunu hiç unutmayalım ki: insanın insan olabilmesi için, üniversite diplomalarına, mevki makam sahibi olmasına, hangi ırk, renk, mezhep ve aşiret’e mensup olmasına göre değildir, insanın insan olabilmesi için, öncellikle insanın insan olduğu için, insanlar arasında hiçbir ayrım yapmaksızın, ve her insanın Allah imzalı ayrı güzellikte birer şah eser olduğuna görmek ve inanabilmektir.! Bu konuda bana ait bir sözüm var: ‘’Tek bir ırk’ı savunmak, tek bir renk ile resim yapmak kadar sıkıcıdır. Çünkü bir defaya mahsusen tek bir tablo ile sınırlıdır. Oysa insanlar farklılıklarımız ise, paletimdeki değişik renklerin çokluğu misalidir ki onlarla nice şaheserler çıkar ve herkesin gözüne ve gönlüne hitap eder de eder. Bu zenginlik nesilden nesillere aktarılır’’  işte geçmişe dönüp baktığımızda, geleceğe ışık tutan ecdatlarımızı görüyoruz, .! ‘’insan hakları’’ diye ahkam kesen, batı medeniyetlere rehber olmuş ve örnek edinmişlerdir.! Çünkü ‘’ne olursan ol, gene gel’’  ‘’sevginin yıkamadığı engel mi var’’  ‘’bizler muhabbet fedaileriyiz husumete vaktimiz yoktur’’  ‘’dünya senin bineğidir. Binebilirsen seni taşır…’’  Diyen büyüklerimizin torunlarıyız ve böyle bir asaletimizin var olması, bizleri motive edilmeli, bizler için rehber ve ışık olmalıdır.  Ama, mevki ve makam sahibi olan fakat insani değerlere sahip olmayanlar için ise Mevlana hazretleri insanları düşündüren şu özlü sözüyle tarif eder: ‘’nice insan gördüm üzerinde elbisesi yoktur, nice elbise gördüm içinde insan yoktur.’’  Diyerek, aslında mevki makam, yetki ve ün sahibi olup, fakat insani değerleri taşımayanların çok tehlikeli olduklarını hatırlatırken, aynı zamanda O kimselere de bir göndermede bulunarak, insanın insani değerleri taşımanın, mevki makam, ün, şekil ve kıyafet zenginlik ve fakirlik ile olmadığını göstererek teşhis etmişlerdir.! Nitekim günümüzde bir çoğumuzun haklı sitemi bu olmuştur. Sanırım burada verdiğim mesaj anlaşılmıştır.! Bu mesajım sadece hemşerilerime değil, tüm Türkiye için dır.! O zaman hedeflerimiz çok büyük olmalıdır. Çünkü,Türkiye artık süper güç ülkelerin bulunduğu yörüngede oturtulmuştur.! Bu nedenledir ki hem Ortadoğu da ki rolümüz bakımında, hem de, barış sürecinin, iç ve dış odaklı güçlerin tüm engellerine rağmen, tüm verimiyle tam şekil alacak bir sürece doğru hızla ilerlemesi, bizler için büyük bir nimet ve fırsattır.  Hep beraber bu sürece katkıda bulunmaliyiz...! Bu anlamda Önümüzdeki 2015 yılı milletvekili genel seçimleri, hiç bu kadar önem teşkil etmiştir.! Evet şimdi sesinizi duyar gibiyim. Haklısınız.! Çünkü ilimizin gelişmemiş olması, eğitim ve işsizlik sorunu açısında hiçte öyle olmadığını gösteriyor. Doğrudur.! Çünkü bu sorunlarımız, bölgemiz  yetkililerinin  ZAFIDIR.! İnanıyorum ki, Ak Parti de bunu görmüş ve buna göre de, Aday belirleyeceğine inanıyorum. Yoksa bize bir kez daha yazık olacaktır.! Artık yeni bir Ağrı için, parlak fikirlerimizle, projelerimizle bir dayanışma içinde olup, eğitim düzeyimizi yükselecek, işsizlik sorunu kalmayacak,  tarım ve hayvancılığın tam teşebbüslü modern  imkanlarla yapılabilecek, turizm’e  yeni kapılar açacak, ve köy görünümünde olan ilimiz, şehir görünümüne kavuşacak yeni Ağrı olacaktır inşa’ALLAH.! Ve bu anlamda tüm kardeşlerimizi bu büyük projemize, yeni Ağrı’mızı inşa etmeye çağırıyoruz.! Tüm hemşerilerimi saygıyla selamlarken, Ak Parti hükümetimize de diyorum ki: hükümetimiz, artık Ağrı ilimize düşündüğümüz projelere gereken milyarlar tl bulacak yatırmalara hazır olmalı. Ama buna şüphe duymuyorum.

© www.secimharitasi.com özel röportajıdır. Kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.